


Aralıksız çalışmak ya da ardı ardına toplantılar yapmak verim mi getiriyor? Nefes almadan çalışanlar ya da bu yaklaşımı destekleyen yöneticilerin izlediği yol, araştırmalar ve uzmanlar tarafından yanlış bulunuyor. Doğru yolu gösterenler ise okullardaki "teneffüs" zamanlarına dikkat çekiyor.
Koç Holding'in kurucusu merhum Vehbi Koç, özellikle iş hayatını yıllarını yoğun çalışarak geçirmişti. Bu özelliğini de sık sık dile getirir, kitaplarında gençlerin dikkatini çeker ve uyarıda bulunurdu. "İş Hayatım" adlı kitabında bu konuyu dile getirirken, "Gençken bilmediğim bir hususu son 15 yılda uyguladım ve çok yararlandım" diyor ve şunları ekliyordu: "Her gün öğle yemeklerinden sonra hiç olmazsa yarım saat olsun sessiz bir yerde dinleniyordum. Bu, insana yarım gün kazandırıyor."
Koç, kısa aralar vererek zihnini dinlendiriyor, günün geri kalanı için güç toplamayı tercih ediyordu. Onu bu yola yönlendiren, meraklı, okuyan ve dünyadaki liderlerden öğrenmeyi seven kişiliğiydi. Doktorlardan öğrendiği gibi dönemin önde gelen iş insanlarından da öneriler alıyordu. Kesintisiz çalışmanın ciddi sorunlar yarattığını bu sayede öğrenmişti.
Ünlü yazar ve danışman Daniel Pink de 50 yıl öncesinde Vehbi Koç gibi "ara vermenin" önemine dikkat çekiyor. "Ara vermek, düşündüğümüzden çok daha güçlüdür" diyor. Ona göre 1-2 dakikalık "mikro aralar" bile odaklanmayı ve zihni güçlendirir. "Eğer bu aranın içine doğayı da katarsanız, etkisi daha yüksek olur" diye ekliyor. Daniel Pink, "Daha fazlasını mı istiyorsanız" sözleriyle önerisine devam ediyor: "Eğer süper şarj olmak istiyorsanız arayı sevdiğiniz biriyle yapın. Tamamen fişleri çekin, cihazlardan kurtulun. Örneğin, 10 dakikalık bir yürüyüş, işten tamamen uzaklaşmak çok iyi olur. Üstelik sadece birey için değil, şirkete de büyük etki yapabilir."
Draugiem Group'un araştırmasına göre, en verimli çalışanlar her 52 dakikalık çalışmadan sonra 17 dakika ara veriyor. Araştırma, bu kişilerin normalden yüzde 10-20 arasında daha üretken olduklarını ortaya koyuyor.
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bu araları okullardaki teneffüslere benzetiyor: "Ara vermek eylemini karşılayan ve okul çağımızdan itibaren bildiğimiz 'teneffüs' kelimesinin diğer anlamının 'solunum' olduğunu göz önüne alırsak, bunun yaşamsal önemi de ortaya çıkıyor. Öncelikle şunu söyleyeyim, ara vermenin yaşam kalitesini artırdığına, iş çıktılarına ve verimliliğe kesinlikle olumlu katkılar sağladığına inanıyorum. Peki, ben ne kadar ara verebiliyorum, arkadaşlarımın ne kadar ara verebilmesini sağlıyorum?"
Aran, ardından "Bu benim için bir liderlik yöntemi mi?" sorusuna da yanıt veriyor: "Güne çok erken başlayıp spor yapabilmek, iş çıkışı bir yerde oturup sohbet edebilmek, müzik dinleyebilmek ya da gün ortasında kahve sohbetleri yapabilmek bir 'ara vermek' ise evet hem ara veriyorum, hem de arkadaşlarımın ara vermesi için fırsatlar yaratıyorum. Çalışma merkezlerimizde açtığımız spor salonları, cuma akşamları mesai bitimindeki iş çıkışı konserleri, arkadaşlarımızla yaptığımız öğlen kahve sohbetleri bize nefes aldırıyor, tazelenmemizi sağlıyor."
American Heart Association (Amerikan Kalp Derneği), ofis içinde hareketsizliğin kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığını ortaya koyan bir araştırma yayınlamıştı. 2020 yılındaki bu araştırmada şu bulgulara yer verilmişti: "Her 30 dakikada bir ayağa kalkmak ve kısa bir yürüyüş sağlığa iyi gelir. Sadece fiziksel sağlığı değil, zihinsel sağlığı da destekler."
Pluxee Türkiye CEO'su Eda Uluca Özcan, "Zaman zaman yoğunlaşan tempo içinde kısa bir durmanın" önemini vurguluyor: "5 dakika da olsa kısa bir mola vermeye ya da hareket etmeye çalışıyorum. Bazen yoğun toplantı gündemi içerisinde odamdan çıkıp farklı bir konuda ekip arkadaşlarımla sohbet ediyorum. Bu hem kafamı dağıtıyor hem de dinlendiriyor. Toplantıya döndüğümde ise ilgili konuya daha sağlıklı yaklaştığımı hissediyorum."
AİLE İLE VAKİT: İzinlerimizi gönül rahatlığıyla kullanabiliyor olmak ve hafta sonlarını iş düşünmeden ailelerimizle geçirebiliyor olmak, bizim gibi yoğun çalışanlar için çok kıymetli molalar. Sürekli yüksek tempo ve yüksek nabız ile koşmanın sürdürülebilir olmadığını biliyoruz.
SPORCULARDAN İLHAM: Koşarken dahi dinlenmeyi başarabilen çok başarılı sporculardan bazen ilham almamız ve çalışma hayatında gerek gün içinde gerekse birkaç günlüğüne ara vererek toparlanmayı, yeniden hazır hale gelmeyi ve enerji seviyemizi artırmayı başarmamız gerekiyor.
İŞ BANKASI'NDA FARK: Verilen kısa aralarla; tazelenmek, yenilenerek dönmek ve bazen uzaktan bir bakış ile olanı biteni farklı şekilde değerlendirmek için fırsat yaratabilmek değerli. Sürpriz görevler, beklenmedik rotasyonlar ve deneyler ile ekibe canlılık katmaktan kaçınmıyorum.
MOLA ÖNEMLİ: Kısa molalar vermek, verimlilik açısından önemli bir liderlik yöntemi. Bireysel performansın yanı sıra, genel ekip verimliliğini de artırıyor. Bu nedenle daha iyi odaklanabilmek ve daha kaliteli işler üretebilmek için kısa molalar vermek iyi bir yöntem oluyor, insana taze bir bakış açısı kazandırıyor.
TAZELENME GÜNÜ: Biz Diageo Türkiye'de iş-yaşam dengesini güçlendirmek amacıyla "Toplantısız Öğleden Sonra" ve "Tazelenme Günü" gibi uygulamalar yapıyoruz. Ama ben bunu dilediğim kadarıyla maalesef yapamıyorum. Önümüzdeki dönemde en büyük odaklarımdan biri bu olacak.
HULUSİ ACAR (MediaMarkt Türkiye): "İşimizi tutkuyla yaptığımız için iş arasında verdiğimiz kısa araları bir nevi yakıt olarak kullanarak işimize aktarabiliyoruz."
İNAN EKİCİ (Otokoç Otomotiv): "Benim için 'ara vermek' değil, 'gelişmek için stratejik duraklar oluşturmak' esastır. Bu aralar, durmak için değil, daha güçlü, yaratıcı ve etkili devam edebilmek için kendimize ve ekibimize alan açmak içindir."
ŞÜKRÜ BEKDİKHAN (Mercedes Benz Türkiye): "Benim için ara vermek, sadece dinlenmek değil, enerjiyi yenilemek demek. Önemli olan uzun saatler çalışmak değil, doğru şekilde çalışmaktır."
Microsoft'un 2021 yılında gerçekleştirdiği Human Factors Lab araştırmasında şu saptama yer almıştı: "Üst üste yapılan toplantılar, beyin dalgalarında stres sinyallerini artırırken, kısa molalar bu etkiyi aşağıya çekiyor."
Allianz Türkiye CEO'su Tolga Gürkan, ara vermenin "zihinsel yükü" azalttığına inanıp buna göre yol alan liderlerden. Gürkan, "Gündemi takip etmenin, iş dışı hobilerimle ilgili kısa okumaların ve seyahat planları yapmanın zihnini dinlendirdiğini düşünüyorum" diyor.
Enerjisa Üretim CEO'su İhsan Erbil Bayçöl ise "Esenlik" yaklaşımını bir iş kültürü haline getirdiklerini belirtiyor: "Çalışma alanlarımızda sağladığımız spor, diyetisyen, fizyoterapist ve psikoterapi gibi uygulamalar, molaların sadece dinlenme değil, aynı zamanda yenilenme ile verimlilik aracı olmasını sağlıyor."